Büyümeye nasıl bakarız? 14 Aralık’ta ne olur?

Türkiye 3. Çeyrekte yüzde 11 büyüdü. Bu iyi elbette. Ama bu büyümede baz etkisini görmeden havalara zıplamak doğru olmaz.

Aşağıdaki grafik Tüik sitesinden. Görüldüğü gibi geçen yıl aynı dönem Yüzde 0,8 küçülmüşüz. Şimdiki 11, geçen yılın 3. Çeyreğiyle bu yılın 3. Çeyreği arasındaki fark.



Benim asıl merak ettiğim ise 14 Aralık’ta yapılacak Merkez Bankası PPK toplantısı.

Bilindiği gibi enflasyon yüzde 13’lere çıkınca herkeste Merkez Bankası’nın faizi artıracağı beklentisi oluştu. Bunun oluşmasına iktidara yakın ekonomistlerde katkı yaptı, (dolar 4 TL’ye yürürken Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Cemil Ertem’in konuşmasını hatırlayın), piyasa da bu ihtimali fiyatladı, satın aldı ve dolar kuru 3,84’lere kadar geldi.

Günün “iyi” haberi yüzde 11’lik büyümenin ise ağırlıklı olarak iç taleple gerçekleştiği görülüyor. Yani enflasyonla iç talebin doğrudan ilişkisi söz konusu. Görülen o ki siyasi iktidar, bu büyümenin sürmesini arzu ediyor (açıklamalarından benim anladığım bu). Öte yandan büyüme ağırlıklı iç talep kaynaklı ve orada da enflasyonla doğrudan ilişki kurmaya çok yakın bir noktada olma durumumuz söz konusu. Şimdi, Merkez Bankası enflasyonla mücadele etmek için faizi yükseltirse, iç talebi de baskılamış olacak, buda büyüme hızımıza etki edebilecek. (100 baz puan artırırsa büyümenin hemen zınk diye duracağını söylemiyorum tabi ki ama işin teorik yanı böyle ve 100 baz puanlık artışın bile –ki banka kredi faizlerine belki bir puan ekler- girilen yolu anlamlandırmaya yönelik psikolojik etkisi olacaktır.

Öte yandan Merkez Bankası faizi yükseltmezse, o durumda da enflasyonun kontrolden çıkması ve aportta bekleyen döviz kuru meselesi var.

Hükümetin ve merkez bankasının buluşma noktası olması muhtemel yakın dönem stratejisine yönelik şahsi kanaatimi de şuraya bırakayım:

Merkez Bankası faiz aralığını 100 baz puan açar ama bu aralığı da hemen doldurmaz, zamana yayar. Bu arada kur biraz yukarı hareketlenir, bu sayede ihracatçı biraz rahatlar, ekonomide bir parça daha iç talep yerine ihracata döner, bu yolla enflasyon da kontrol altında tutulmaya çalışılır.

En azından düşünce şekillerinin bu olduğunu sanıyorum. Bakalım, görelim.

Yorum Gönder

1 Yorumlar

  1. Cumhurbaşkanı, yüksek faize karşı olduğunu bir kez daha yeniledi. Söylemde ısrar olursa MB'nin bağımsızlığı da analiz konusu olur.

    YanıtlaSil

Emrullah's bookshelf: read

İktisat ve Toplum Dergisi Sayı 126
Kürt İsyanları
Birikim, Aylık Sosyalist Kültür Dergisi, Sayı: 382 - 383
HBR Türkiye - Nisan 2021
Masalların Psikanalizi
Mali Çözüm - 163
Gerçekten Bilmeniz Gereken 50 Ekonomi Fikri
Militarist Modernleşme: Almanya, Japonya ve Türkiye
HBR Türkiye - Mart 2021
Mali Çözüm 162
HBR Türkiye - Şubat 2021
Ninatta'nın Bileziği
Birikim, Aylık Sosyalist Kültür Dergisi - Sayı: 376
Ferrari'sini Satan Bilge
Birikim - Aylık Sosyalist Kültür Dergisi - Sayı: 381
Birikim 378
HBR Türkiye - Ocak 2021
Kadro Hareketi
Parasal Zeka
Birikim 379


Emrullah Kandemir's favorite books »