Latest

Perakende Haberleri

İş Ve...

Mevzuat Video

Kitap

Araştırma

Ekonomik Gündem

Türkiye Ekonomi

Dünya Ekonomisi

Türkiye Gündem

Dünyadan Gündem

Altını çizdiklerim

Okuma önerileri

İzleme Önerileri

Muhasebe ve Mevzuat

İş ve...

Mali yönetim

Kosmos

Günlük Yaşamın Psikopatolojisi - Basit Olan Doğrudur!

Posted on 4 Temmuz 2020 Cumartesi Hiç yorum yok
Günlük Yaşamın PsikopaGünlük Yaşamın Psikopa by Sigmund Freud
My rating: 5 of 5 stars

Psikanalizin kurucusu Sigmund Freud, bu kitabı ilk 1901'de yayınlamış. Ve şimdiki zamanlarda sık sık ve hemen her konuda okurken karşımıza çıkan -artık bir parça da magazinleşmiş ve klişeleşmiş- "sebepsiz hata, anlık yanılgı, dil sürçmesi, unutma vs. yoktur; hepsinin bilinçaltıyla bir bağı vardır" saptamasını (bir bilinçaltının olduğunu ve bunun psikolojik hayatımızı etkilediğini değil de, bunların günlük yaşamlarımız içerisinde ne derece baskın olabildiklerini) ilk kez ortaya koymuş.

Toplum Sözleşmesi - Hiç Bitmeyecek Tartışma!

Posted on Hiç yorum yok
Toplum SözleşmesiToplum Sözleşmesi by Jean Jacoues Rousseau
My rating: 5 of 5 stars

"...İnsan hür doğar, ama her yerde zincire vurulmuştur. Filan kimse kendisini başkalarının efendisi sanır, fakat bu durum onun başkalarından daha fazla köle olmasına engel değildir. Bu değişiklik nasıl olmuş, bilmiyorum. Bunu ne meşru kılabilir? İşte, bu meseleyi halledeceğimi sanıyorum."

Putin'in Aklında Ne Var?

Posted on Hiç yorum yok
Putin'in Aklında Ne Var?Putin'in Aklında Ne Var? by Michel Eltchaninoff
My rating: 5 of 5 stars

Küreselleşmiş dünyada jeopolitik, belki de yüz yıl öncesinin emperyal zamanlarından bile daha önemli. Biz şimdi en çok ABD-Çin kapışmasıyla AB-İngiltere brexite bakıp, pax-Amerikana bitiyor mu diye sorup, bundan sonra ne olabilir, anlamaya çalışıyoruz ama bir de Rusya var.

Dijital Dönüşümde Başarı Amaca Kilitlenmekten Geçebilir

Posted on 22 Haziran 2020 Pazartesi Hiç yorum yok
Dijital dönüşüm projelerinin yüzde 74'ü hedeflediği başarıyı yakalayamıyor!
                  _Araştırma: Deloitte

Temel sorun dijital dönüşüm değil elbette. Daha çok kurumun, iş süreçlerini iyileştirme ve verimlilik planlarının eksikliği, kendi içindeeki dirençleri yönetememesi, dijital dönüşümün hedefe varmayı kolaylaştıracak bir araçtan çok hedefi varedecek bir amaca dönüşmesi vs.

Kobi'ler İçin Basitçe; KVKK Süreçleri ve Yürütülmesi

Posted on Hiç yorum yok

Covid-19 pandemisinin ortasında, şirketlerin erteleme beklediği takvimlerden biri, 30 Haziran'da sona erecek olan Verbis kayıt zorunluluğu. buna göre;

Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun 27 Aralık 2019 tarihinde aldığı karar gereği, gerçek ve tüzel kişilerin VERBİS kayıt ve envanter hazırlama süresi 6698 sayılı Kanunun Geçici 1 inci maddesine göre uzatılmıştır. Karara göre aşağıdaki tarihlere kadar kayıt yapılması zorunludur.
     Yıllık çalışan sayısı 50’den çok veya yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den çok olan gerçek ve tüzel kişi veri sorumlularına Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için verilen sürenin 30.06.2020 tarihine,

     Yurtdışında yerleşik gerçek ve tüzel kişi sorumlularına Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için verilen sürenin 30.06.2020 tarihine,

     Yıllık çalışan sayısı 50’den az ve yıllık mali bilanço toplamı 25 milyon TL’den az olup ana faaliyet konusu özel nitelikli kişisel veri işleme olan gerçek veya tüzel kişi sorumlularına Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için verilen sürenin 30.09.2020 tarihine,

     Kamu kurum ve kuruluşu veri sorumlularına Sicile kayıt ve bildirim yükümlülüğünü yerine getirmeleri için verilen sürenin 31.12.2020 tarihine, kayıt yaptırmaları zorunludur.

Kişisel verinin tanımı geniş, malum. Ad soyad, tck no, gsm no, mail adresi net kişisel bilgi; bunun yanında bu bilgilerden bir ikisinin yada mesela sadece isminin (soyadı olmadan) yanında aktarılabilecek lakap, memleket, taraftarı olduğu takım, saç şekli vs. de kişisel bilgi olarak kabul edilebiliyor. Yani, gerçek bir kişinin tanınmasını, bulunmasını sağlayabilecek hemen her türlü bilgi kapsam içi kabul ediliyor.

Bu anlamda herkes, KVKK’nın muhatabı. Ticari kurumlar ise bu muhataplığın yanında bir de aşama aşama, Verbis aracılığıyla kişisel veri politikalarını oluşturmaya ve yönetmeye yönlendiriliyorlar.

Kişisel Verileri Koruma Kurumu, şu ana kadar ki pratikleriyle en çok nelerin üzerinde durduğunu ortaya koyuyor aslında;
  • Kişiden gereğinden fazla kişisel bilgi alınmasından,
  • Nitelikli kişisel bilgilerin alternatifsiz alınmasından,
  • Kişisel verilerin satılmasından, paylaşılmasından, yurt dışına çıkarılmasından hazzetmiyor.

Bunun yanında KVKK / Verbis muhatabı kurumların
  • Ticari amaçla elde edilen kişisel verilerin güvenliğinin sağlandığından (hem dijital, hem fiziksel),
  • Kişisel verisinin akıbetini soran gerçek kişilere yanıt verebilecek bir kayıt ve envanter sistemin olduğundan, emin ve sorumlu olmalarını istiyor.

Tanımdaki anlamda kişisel veriyi herhangi bir kurum birçok kanaldan alıyor; müşteri bilgisi, sözleşmelerle gelen bilgi, tedarikçi ilişkileriyle gelen bilgi, personel bilgisi vs.

Küçük / büyük (ciro anlamında değil de temas ettiği kişi sayısı anlamında) her kurumda bu çalışma aslında 3 ayaklı yürütülüyor:
  1. Kurumun işleyişini tanımlama ve bunun üzerinden kişisel verilerin hangi kanallardan geldiğini ve hangi kanallarla iletildiğini belirleme.
  2. Dijital altyapı incelemesi (mail, mail sunucuları, kurum sunucuları, network altyapısı, sistem şifreleme / yetkilendirme vs.
  3. Kurumun kişisel veri politikasının belirlenmesi. Bunun üzerinden de;
    1. Kişisel verileri alınanlara dönük aydınlatma metinlerinin hazırlanması (bu metinlerde hangi tip kişisel verilerin alındığı, kimlerle paylaşıldığı / paylaşılacağı, yurt dışına gönderilip gönderilmeyeceği, anonimleştirilip anonimleştirilmeyeceği vs. bilgiler verilir.
    2. Aydınlatma metinlerinin paralelinde, kimi kişisel bilgilerin alınabileceğine dair kişilerin açık rıza beyanlarının alınması gerekir.
    3. Gerekiyorsa, dijital ortamda saklanan kişisel verilerin “silinmesi ya da anonimleştirilmesi” planlanır ve uygulanır.
Tüm bunların sonunda da, toplanan tüm bilgilerle “kurumun kişisel veri envanteri” hazırlanır ve bu envantere göre de Verbis kaydı yapılır.

Bunlar bittikten sonra da kurumun kişisel veri envanterini güncel tutması ve gerektiğinde aynı güncelliği Verbis’e taşıması önemli, yani kurum kendi içinden de bu işle ilgilenecek bir kişi belirlerse iyi olur.

Kurumda KVKK'ya dönük uygulamaları, yasal gereklilik dolayısıyla yapılması gereken bir "iş'ten" çok, bir proje olarak ele almak daha sağlıklı olacaktır. Buraya kadar yazılanlardan da anlaşılacağı üzere bu proje ekibinin içerisinde de;
  • Personelle ilişkileri yürüten bir kişi,
  • İş süreçlerini ve Çalışanların “çalışma tarzlarını” (kişisel veri alma / verme bağlamında düşünelim) bilen bir kişi, (eğer tamamen free çalışma tarzı varsa -her çalışan kendi ilişkisini kendi bağlantısıyla yürütür- o zaman çalışanların tamamıyla görüşmek gerekebilir.)
  • Dijital altyapılarını bilen bir kişi (mail / mesajlaşma / web konferans vs. sistemlerini ismen tanımlayabilen, mail sunucusunun nerede olduğunu bilen ya da gerekiyorsa sorup öğrenebilecek bir kişi)… yer alması olumlu olacaktır.

E-Faturayla Devam

Posted on Hiç yorum yok
Geçtiğimiz günlerde haberlere düşen bir Danıştay kararı, e-fatura mükellefleri arasında kafa karışıklığına yol açtı. Danıştay kararına göre "e-fatura mükellefi, e-fatura yerine kağıt faturada düzenlese, özel usulsüzlük cezası verilemez." Oysa genel bilinen, e-fatura mükellefinin kağıt fatura düzenleyemeyeceği, düzenlerse de düzenlememiş sayılacağı şeklindeydi.

Genel bilinen halen doğru çünkü, Danıştay 9. Dairesi'nin E:2017/3886, K:2019/7414 sayılı ve 13.05.2020 tarihli Resmi Gazete'de yayınlanan, "e-fatura mükellefinin, kağıt fatura düzenlediği için özel usulsüzlük cezası uygulanamayacağına" dair kararına konu olan gerekçe, 27.03.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7103 sayılı kanunun 12. maddesi ile değiştirilen, VUK'un 353. maddesi ile ilgili olarak 2014 yılında başlamış bir yargı sürecinin son raunduydu. Zaman içerisinde VUK'un 353. maddesinin sorunlu tanımlamalar içerdiğini fark eden kanun koyucu, 7103 sayılı torba kanuna eklediği bir değişiklikle eksikliği Danıştay kararından daha önce gidermişti.

Kısacası, e-fatura mükellefi, bir başka e-fatura mükellefine, e-fatura yerine kağıt fatura düzenleyemez, düzenlenmesi, özel usulsüzlük cezasına tabidir. 

Bir Evin Fiyatı ve Gerçek Değeri (İkinci Bölüm)

Posted on 8 Haziran 2020 Pazartesi Hiç yorum yok
Don't Miss