Muhtemelen başlığa bakınca aklınıza gelmeyen iki meslek için söylüyorum bunu: Biri öğretmenlik, öteki hâkimlik. Gerekçelerimi de aşağıda açıklayacağım, katılıp katılmamak size kalmış. Bir toplumun gelişmesinde toplumsal ahengin önemi yadsınamaz. Bunun sağlamasını yapmak da nispeten kolay; eğer bir toplumun üyeleri, birey kimlikleriyle, geleceklerine umutlu bakabiliyorlarsa ve aynı bireyler, egemen adalete de güveniyorlarsa, o toplumda ahenk vardır. Eğer bu sağlanamazsa toplum sadece sosyal eşitsizlikten mustarip olmaz, üzerlerine umutsuzluk si…
Soru doğrudan iş sahiplerine sorulsa ne derler merak ediyorum, sadece yanıtlarından ve açıklamalarından, gelecek on yıla ilişkin öngörülerde bulunmak mümkün olabilirdi? Ben aklıma gelenleri sıralayayım: - Her ayrıntıyı gerçekten çok iyi takip edebiliyorsanız gerek yok ama birazcık kuşkunuz varsa, içerde. - Vizyonunuz varsa, içerde. - Misyonunuz varsa, içerde. - İşinizi büyütmek istiyorsanız, içerde. - Kurumsallaşma hedefiniz varsa, içerde. - Rasyolar önemliyse, içerde. - Hedefli çalışacaksanız, içerde. - “Bütçe iyidir” diyorsanız, içerde. - “K…
Türkiye’deki şirketlerin büyük kısmı KOBİ ve aile şirketi. Bunların da öndemli bir kısmı 70’li ve 80’li yıllarda kurulmuş. Genel bir varsayımda bulunursak 70’li yıllarda kurulan şirketlerin büyük bir kısmı şu sıralar kuşak değişimi yaşıyor ya da yaşamak üzere. 80’li yıllarda kurulanlar da önümüzdeki 10 yıl içerisinde aynı süreci yaşamış olacaklar. Türkiye’de ikinci kuşağa geçebilen şirket oranı yüzde 20, üçüncü kuşağa geçebilenlerse yüzde 6’da kalıyor. Oranların bu kadar düşük olmasının birçok nedeni olabilir. Ben, önce bu oransal azlığında se…
“Sana söyledim Bernard. Bize güvenme. Biz sadece insanız. Eninde sonunda hayal kırıklığına uğratırız”* Son dönemin trend yazı konusu teknolojinin hızlı gelişimine bağlı olarak yaşanan değişimler. Şirketler hızlı değişime nasıl ayak uydurmalı? Değişimi bir süreklilik olarak işe nasıl monte edebiliriz? Robotlar ve yapay zekâ işimizi elimizden alacak mı? İşgücü nasıl evrilecek? Bunlar aynı zamanda, bu değişime ayak uydurmak isteyen kurumların, vasıf ve nitelik açısından ihtiyaç duydukları işgücü ihtiyacının da hızla değişeceği anlamına geliyor. Ö…
ABD seçimlerinden Clinton’un değil de Trump’ın çıkması insanlarda şaşkınlık, piyasalarda da tedirginlik yarattı. Üstelik, seçimlere kadar ağırlıkla “Clinton seçilirse FED faiz artırım programını uygulamaya devam edebilir ama Trump gelirse bunu yapamayacaktır” diyen yorumcuların sonuçlar açıklandıktan sonra hızla ters köşeye uçup “faizler daha hızlı artabilir” demeye başladıklarını da şaşkınlıkla(!) izledik birlikte. Ekonomik tartışmalar birbiriyle ilişkilidir. Sonuçta ekonomi statik bir bilim değil, kavramlara yüklenilen anlamlara dayanarak gü…
“Aslında bütün kitapları aynı soruyu sormuştur: ‘İnsan kendini deli olarak algıladığı zaman, kendini hasta olarak gördüğü zaman, kendini canlı, konuşan ve çalışan bir varlık olarak düşündüğü zaman, kendini suçlu olarak yargılayıp, cezalandırdığı zaman hangi hakikat oyunları aracılığıyla kendini kendi varlığını düşünmeye verir?’ Ve nihayet: ‘İnsan hangi hakikat oyunlarından yararlanarak kendini arzulayan insan olarak görmüştür?” Filozoflara ilişkin biyografi kitapları, belki klasik giriş-gelişme-sonuç anlatı tekniğinden dolayı, düşünürün düşünc…
Son gelişmeler ürkütücü. Temmuz’dan önce de kötüleştiğine dair işaretlerin olduğu ekonomi, darbe girişimi sonrası iktidarın uygulamalarıyla faturayı kabartıyor. Dramatik olduğunun farkındayım ama dün arkadaşlarla, birazda kara mizahla üzerinde uzlaştığımız tarif şöyleydi; “Selahattin Demirtaş tutuklanırsa USD 3,15 olur, HDP kapatılırsa 3,30, Cumhuriyet Gazetesi kapatılırsa 3,40 olur, sonrası tufan! Gelişmeler, “acaba iktidar ‘tufanı’ da göze aldı mı” diye sordurtuyor. Perakende sektörünün çığlık atma eşiğine geldiği malum. Sektörün temel göste…