Görmek by José Saramago My rating: 5 of 5 stars Bir süredir "bir ara okunmayı bekleyen" kitaplarımın arasındaydı, meğer günün anlam ve önemi T A M A M olsun diye bekliyormuş. Hiciv gerçekle mümkün. Saramago'da devlet ve iktidar ile temsili demokrasi ve seçimi, tariflenen gerçekliklerinin sınırına kadar taşımış hem, hem de sınırın öte yanını da göstermiş. View all my reviews
İnsanla sibernetiğin sınırlarının bulanıklaşacağı nokta ne olabilir? Sorunun cevabı tek olmaz muhtemelen ve yanıtlarında hep bir kuşku barındırması mümkündür, çünkü bir yanı insandır nede olsa. [1] Film, olası yanıtlardan birisini konu olarak seçmiş; “bir insan beyni sibernetik bir bedene monte edilirse… [2] 2017 ABD yapımı ve genel akışıyla da bilindik Hollywood’u gözümüze sokuyor ama filme [3] kaynaklık eden ve Masamune Shirow ’un elinden çıkan 1995 yapımı anime Ghost in the Shell [4] kaynaklı bir doğu (Japon) dünyasına da kapı aralıyor ki a…
İnsan kendi cennetiyle kendi cehennemine giden yolun taşlarını çoğu zaman aynı anda ve aynı güzergâhta döşüyor olmalı, niyet de hep birincisini seçerek. Yöneticilerinin artık zulme dönüşmüş “ulvi amaçlar ve idealler” için yığınları gerekirse “harcanabilir değer(sizlik)deki topluluklar olarak görme “alışkanlığına” ve “algısına” karşı destansı bir karşı duruştur Ekim Devrimi. Aynı anda hem, “neredeyse o ana kadar” organize bir topluluk olarak bir arada tutan tüm bağlarını yitirmiş kitlelerin içgüdüsel olarak birlikte hareket etmeleriyle gerçekle…
Facebook’un kullanıcı verilerini ‘çaldırdığının’ ortaya çıkmasıyla birlikte dikkatler bir kez daha bizi bizden iyi tanıyan veri toplayıcı dijital teknolojilere döndü. Aslında başta Google ve sosyal medya olmak üzere pek çok dijital uygulamanın verilerimizi topladığını ve geliştirdikleri yapay zekâlı algoritmalarla analiz ederek kullandıklarını zaten biliyorduk. Ama biz bunun daha çok reklam amaçlı kullanıldığını düşünmek istiyorduk, çünkü o zaman bize bir zararı olmazdı hatta faydası bile olur, günlük yaşayışımızı daha kaliteli hale bile getir…
İlk, Alman müzisyen Patrick Metzger kuyllanmış terimi; “millenial whoop”. Müzik terminolojisinde, büyük bir ölçekte, beşinci ve üçüncü notalar arasında ileri geri sıçrayan biz dizi nota ya da sadece iki notanın arka planda sürekli tekrarlanması. Metzger’in dikkat çektiği bu durumun, günümüzde “hit müziğin ark planı” ya da bir başka deyişle pop müziğin iskeletini oluşturduğu ciddi müzik eleştirmenlerince yaygın kabul gören bir görüş haline geldi. Bunu da hegemon kültürün biçimlendirdiği algı dünyamızda, kulaklarımızca kolaylıkla fark edilen bas…
Ali Saydam dedi bunu. İngiliz PR şirketi Bell Pottinger’in Güney Afrika’da (elbette para karşılığı) yürüttüğü “ırk temelli gerilimi artırma” faaliyetlerinin ayyuka çıkmasını konu ettiği yazısının [1] sonunda ve elbette ironik bir hayıflanma tonuyla. Ama yazının tamamı, “iletişim” denen sanatın ne kadar karanlık yönleri olabileceğine dönük oldukça etkileyici bir olayı öykü tadında sunuyor. Gerçi yabancısı değiliz hiçbirimiz, siyasal jargonda da yer edinmiş propaganda, ajitasyon, demagoji, vs.ler den Amerikan siyasetinden bildiğimiz lobiciliğe …
Başlığı özellikle böyle yazdım, (…) kısmını farklı farklı şeylerle tamamlayabiliriz, ama nasıl nitelersek niteleyelim, henüz yeteneklerimiz arasında olduğunu fark etmediğimiz ya da bilmediğimizi düşündüğümüz yeni bir aksiyon yaratabilmek, oradaki noktaların yerine geçecek olan. Ve biz muhtemelen bunun başarmamıza yetecek kadar kısmını öğreneceğiz hep, çünkü başlamanın ardından sürdürme sırası geldiğinde birşeyler hep değişecek ve biz de hep yeniden öğreneceğiz. Yani bu başlığı birikim defterimize bir kez atıp cümleleri yazmaya başladığımızda, …